22 Mart 2008 Cumartesi

güzel papatyalar üzerine..

Bu günlerde nedendir bilmedigim sekilde en sevdigim çiçeklerin papatyalar olduğunu anladım.. denizli den ayrılıcagım zaman düşmüştü ilk bu çiçekler aklıma.. sonra burda bir çicekçiye mızıldanmıştım en son.. - ya bana nie kimse papatya almıyor die, (aslında nie bana papatya alan biri yok diyemeyip)

{kalp? rüya ile gerçeği karıştırdığımız yer olmasından korkuyorum bu aralar.} bu içimde gizlenen piskopaaattt..

ve her neyse ben böyle düşünürken bir papatyaya benzetilmişim beni çok sevdiğini söyleyen birinin gözüyle..

ne güzel ki bu Ankara 'da gece gözlerimi parıldatacak kadar güzel olmuş,

teşekürler..
Sevilmek mi?-öyleyse bırakma yüreğini
Şimdiki yolundan ayrılmaya.
Olduğun herşeyken şimdi,
Olmadığın şey olma.

Böylece kibarlığın, lütfun,
Aşkın güzelliğin, sonsuz bir
Övgü konusu olacak yeryüzünde,
ve aşk-basit bir görev.

edgar ellen poe

papatya

sen gidince bahçemdeki hep gözüne baktığım papatyamı köklediler sandım.
köklendiği yer aklıma geliyor hep sizin evin önünden gecerken.
uzak olmak zor deilmiş kalpde olunca, iştirak budur.
faziye....
niye gözlerin eskisi gibi bakmıyor bana,
o ışıltı yok artık.
benm hayatımın kadını değişiyormu artık,hiç eski halindeki haline hayran olanlara aldırmadan.

bunlar hikaye.
hersey hikaye.
aşk lar hikaye.
yada zamanı geldiğindde bütün hepsi hikaye olcak.
yaşamında hikaye olabilir, iyi güsel yaşarsan.
neyse sen güselliğinin tadını cıkar; herzamanki gibi, bişeye aldırmadan;
birinin sana baktıgındaki duygularını aldırmadan;
aldırmamak için hastalıklı olmak lazım

o ünlü ışıltını ve bendekileri alda git gitmek istediğin hep o bulmak istediğin şeylere.üç, beş ,on yıl sonrada ben böle yazmaya devam ederim belki.
imza çocuk:)