Geri dön..
gitme.
hiç gitmemiş ol ,
gittiysen bile
gel yeniden.
olmaz mı?
NEULOF'a
15 Ekim 2008 Çarşamba
30 Mayıs 2008 Cuma
YASEMİN MORİ aslında bir konu var.
aslında bir konu var
neden konuşamayız
neden hep suskunsun
ben güzelim kadınlar berbat
neden buna gülmezsin
neden hep mutsuzsun
sorular sorunca dersin ki
neden çocuksun neden büyümezsin
elimde cevabım yok
olsa neye fayda, yüzün bana dönmez ki
ağzımda hep tadı var
üzüm gibi paslı bitince bitmez
hem yarası hem dikeni var
batırır beni de yaralar
acıtır sabahlarımı
birileri var birileri var
birileri yine sarhoş
birileri yaz birileri kış
birileri önce
birileri bize apaçık birileri pişman
birileri bize çok acı
birileri çok acı
birileri bize çok acı getirdiler
birileri farkında birileri farketmedi
birileri sağ birileri sol birileri farketmdi
onu (o da?) bunu görmedi
bu da sana hiç yetmedi
üçgen gezegenleri meşhur cinayetleri
yine onu vurdular yine ona bam
yine geri sar yine sarhoş
yine benden uzak kalmış
beni terketmedi, beni bırakıp gitmedi
bir yanı tura bir yanı yazı
bir yanı da bana (dona?) kalmış
yine ona ne güzel seslendiler
yine gözü apaçık, gözleri apaçık
birileri bize çok acı çektirdiler.
neden konuşamayız
neden hep suskunsun
ben güzelim kadınlar berbat
neden buna gülmezsin
neden hep mutsuzsun
sorular sorunca dersin ki
neden çocuksun neden büyümezsin
elimde cevabım yok
olsa neye fayda, yüzün bana dönmez ki
ağzımda hep tadı var
üzüm gibi paslı bitince bitmez
hem yarası hem dikeni var
batırır beni de yaralar
acıtır sabahlarımı
birileri var birileri var
birileri yine sarhoş
birileri yaz birileri kış
birileri önce
birileri bize apaçık birileri pişman
birileri bize çok acı
birileri çok acı
birileri bize çok acı getirdiler
birileri farkında birileri farketmedi
birileri sağ birileri sol birileri farketmdi
onu (o da?) bunu görmedi
bu da sana hiç yetmedi
üçgen gezegenleri meşhur cinayetleri
yine onu vurdular yine ona bam
yine geri sar yine sarhoş
yine benden uzak kalmış
beni terketmedi, beni bırakıp gitmedi
bir yanı tura bir yanı yazı
bir yanı da bana (dona?) kalmış
yine ona ne güzel seslendiler
yine gözü apaçık, gözleri apaçık
birileri bize çok acı çektirdiler.
1 Nisan 2008 Salı
22 Mart 2008 Cumartesi
güzel papatyalar üzerine..
Bu günlerde nedendir bilmedigim sekilde en sevdigim çiçeklerin papatyalar olduğunu anladım.. denizli den ayrılıcagım zaman düşmüştü ilk bu çiçekler aklıma.. sonra burda bir çicekçiye mızıldanmıştım en son.. - ya bana nie kimse papatya almıyor die, (aslında nie bana papatya alan biri yok diyemeyip)
{kalp? rüya ile gerçeği karıştırdığımız yer olmasından korkuyorum bu aralar.} bu içimde gizlenen piskopaaattt..
ve her neyse ben böyle düşünürken bir papatyaya benzetilmişim beni çok sevdiğini söyleyen birinin gözüyle..
ne güzel ki bu Ankara 'da gece gözlerimi parıldatacak kadar güzel olmuş,
teşekürler..
{kalp? rüya ile gerçeği karıştırdığımız yer olmasından korkuyorum bu aralar.} bu içimde gizlenen piskopaaattt..
ve her neyse ben böyle düşünürken bir papatyaya benzetilmişim beni çok sevdiğini söyleyen birinin gözüyle..
ne güzel ki bu Ankara 'da gece gözlerimi parıldatacak kadar güzel olmuş,
teşekürler..
papatya
sen gidince bahçemdeki hep gözüne baktığım papatyamı köklediler sandım.
köklendiği yer aklıma geliyor hep sizin evin önünden gecerken.
uzak olmak zor deilmiş kalpde olunca, iştirak budur.
faziye....
köklendiği yer aklıma geliyor hep sizin evin önünden gecerken.
uzak olmak zor deilmiş kalpde olunca, iştirak budur.
faziye....
niye gözlerin eskisi gibi bakmıyor bana,
o ışıltı yok artık.
benm hayatımın kadını değişiyormu artık,hiç eski halindeki haline hayran olanlara aldırmadan.
bunlar hikaye.
hersey hikaye.
aşk lar hikaye.
yada zamanı geldiğindde bütün hepsi hikaye olcak.
yaşamında hikaye olabilir, iyi güsel yaşarsan.
neyse sen güselliğinin tadını cıkar; herzamanki gibi, bişeye aldırmadan;
birinin sana baktıgındaki duygularını aldırmadan;
aldırmamak için hastalıklı olmak lazım
o ünlü ışıltını ve bendekileri alda git gitmek istediğin hep o bulmak istediğin şeylere.üç, beş ,on yıl sonrada ben böle yazmaya devam ederim belki.
imza çocuk:)
o ışıltı yok artık.
benm hayatımın kadını değişiyormu artık,hiç eski halindeki haline hayran olanlara aldırmadan.
bunlar hikaye.
hersey hikaye.
aşk lar hikaye.
yada zamanı geldiğindde bütün hepsi hikaye olcak.
yaşamında hikaye olabilir, iyi güsel yaşarsan.
neyse sen güselliğinin tadını cıkar; herzamanki gibi, bişeye aldırmadan;
birinin sana baktıgındaki duygularını aldırmadan;
aldırmamak için hastalıklı olmak lazım
o ünlü ışıltını ve bendekileri alda git gitmek istediğin hep o bulmak istediğin şeylere.üç, beş ,on yıl sonrada ben böle yazmaya devam ederim belki.
imza çocuk:)
5 Şubat 2008 Salı
Bazen olmuyor demişti birisi bana,
kalbimi kırmıştı bazen bu söz.. bazen umrumda bile değildi.. bazen deli gibi kızdırdı bu söz, ve en aptal şeyleri yapmak makul geldi bazen..
Baktım ki bazen'ler hep başka bir şey söylüyordu..
yalancı, güvenilmez bir çocuk olduğunu düşündüm önceleri , Bazen in.
Bazen hiç bir şeyin anlamı yoktu.. ve bazen en küçük şeyler çok değerliydi..
Bazen her zaman bir an' a ait olarak tanımlanan şeylere verilen "ad"dı.
Bazen i yargılamak, kızmak , öfkelenmek hayatına karşıdan bakabildiğin zamanlar yersizdi..
Ama akıntını içinde sürüklenirken Bazen senin günah keçindi..
önemli olan Bazen leri , hep birilerine ait olarak mı tanımlayıp tanımlamadığımızdı.
Hayat ın deişkenliklerini , bir şeyin herşey , herşeyin hiçbir şey olması züppeliğini en iyi Bazen anlatmıştı.
Bazen in gücünün yetmediği şeyler vardı, ve onlar gerçekti.. görmek çok zor da olsa.
Ben kendimi bir bazen e benzetiyorum, hepimiz biraz bazeniz desem de .. bir fantazi arabeskci havası yaratıcam ama..
BAZI ŞEYLER artık elimizle tutamadığımız her an bulamadığımız ŞEYLER de olsa aslında HiÇBİR ZAMAN değişmeyecek kadar önemlidir.
VE hayatımda Ne zaman NE yaşadıysam HEPSİ HER ZAMAN GERÇEKTİ. VE gerçeklikleri sadece sürdürebilirlikle ölçülmeyecek şeyler..
ONLAR HERZAMAN bir yerlerde huzurla yaşıyorlar..
BİLMİYORUM NE KADAR APTALCA GELİR AMA.
kalbimi kırmıştı bazen bu söz.. bazen umrumda bile değildi.. bazen deli gibi kızdırdı bu söz, ve en aptal şeyleri yapmak makul geldi bazen..
Baktım ki bazen'ler hep başka bir şey söylüyordu..
yalancı, güvenilmez bir çocuk olduğunu düşündüm önceleri , Bazen in.
Bazen hiç bir şeyin anlamı yoktu.. ve bazen en küçük şeyler çok değerliydi..
Bazen her zaman bir an' a ait olarak tanımlanan şeylere verilen "ad"dı.
Bazen i yargılamak, kızmak , öfkelenmek hayatına karşıdan bakabildiğin zamanlar yersizdi..
Ama akıntını içinde sürüklenirken Bazen senin günah keçindi..
önemli olan Bazen leri , hep birilerine ait olarak mı tanımlayıp tanımlamadığımızdı.
Hayat ın deişkenliklerini , bir şeyin herşey , herşeyin hiçbir şey olması züppeliğini en iyi Bazen anlatmıştı.
Bazen in gücünün yetmediği şeyler vardı, ve onlar gerçekti.. görmek çok zor da olsa.
Ben kendimi bir bazen e benzetiyorum, hepimiz biraz bazeniz desem de .. bir fantazi arabeskci havası yaratıcam ama..
BAZI ŞEYLER artık elimizle tutamadığımız her an bulamadığımız ŞEYLER de olsa aslında HiÇBİR ZAMAN değişmeyecek kadar önemlidir.
VE hayatımda Ne zaman NE yaşadıysam HEPSİ HER ZAMAN GERÇEKTİ. VE gerçeklikleri sadece sürdürebilirlikle ölçülmeyecek şeyler..
ONLAR HERZAMAN bir yerlerde huzurla yaşıyorlar..
BİLMİYORUM NE KADAR APTALCA GELİR AMA.
bişeyler yazdırtacak heves yok artık,
salı beni sahiplenmiş, ben persembeyi, onlar cumayı,
su gibi akıp giderken zaman,
benim aklım uzaklarda,
uzaklar yer ayarlayın,
kalpleri herkesi alabilcek kadar büyükken,
bana kalcak bi kalp yok burda,
çölünüzle, denizinizle, yolunuzla, derdinizle, bekleyin;
geliyorum.
ama,
benim kalbimdekiler yerinde kalacak.(fsmdbeaevb...)
salı beni sahiplenmiş, ben persembeyi, onlar cumayı,
su gibi akıp giderken zaman,
benim aklım uzaklarda,
uzaklar yer ayarlayın,
kalpleri herkesi alabilcek kadar büyükken,
bana kalcak bi kalp yok burda,
çölünüzle, denizinizle, yolunuzla, derdinizle, bekleyin;
geliyorum.
ama,
benim kalbimdekiler yerinde kalacak.(fsmdbeaevb...)
18 Ocak 2008 Cuma
sıcak ama soğuk
sıcak oldugu halde soguk evim,harc duvarlar, yalnızlık ve karanlıgın güzelliği.
nefes alıp vermenin kolaylığını unutup,dertler uydurmuşum kafamdan,
bu sırada dışarda yıldızların fısıltısı,ayın gülüşü parlak; güneş zaten coktan gitmiş.
herşey bukadar güzel yani.
ama bu yatak hiç bukadar huzursuz olmamıştı.
bu sıcak ama soguk yatağımı,evimi arkadaşlarımı bırakıp,
huzuru, senin soğukluğunda aramam gerek belki.
belki güneşim olup ısıtırsın beni.
belki umutsuzlugum,
mutsuzluğum.
ama termodinamiğe göre bile ısıtmak sogutmaktan daha kolay,
ve kolay olan çekicidir.
nefes alıp vermenin kolaylığını unutup,dertler uydurmuşum kafamdan,
bu sırada dışarda yıldızların fısıltısı,ayın gülüşü parlak; güneş zaten coktan gitmiş.
herşey bukadar güzel yani.
ama bu yatak hiç bukadar huzursuz olmamıştı.
bu sıcak ama soguk yatağımı,evimi arkadaşlarımı bırakıp,
huzuru, senin soğukluğunda aramam gerek belki.
belki güneşim olup ısıtırsın beni.
belki umutsuzlugum,
mutsuzluğum.
ama termodinamiğe göre bile ısıtmak sogutmaktan daha kolay,
ve kolay olan çekicidir.
15 Ocak 2008 Salı
yapbozdaki kırık kulaklı tavşan--
eve gittiğimizde şaşırdık bulduklarımıza,
az önceki çarpışmanın hala üzerimizdeki ürpermişliğiyle..
bir tane renkli tavşan kulağı bulduk, bu sanki masanın üstündeki yapbozdaki tavşanın kırık
kulağına uyardı.. gülümsedik..
gülümserken bir şey farkettik ki sanki uzun zamandır böyle gülümsememiştik..
baharda babannemizin ağacına tırmanırken zerimize dökülen kiraz çiçeklerini hatırlamak gibiydi bu. bir anlık bir düş kadar.
daha sonra minik bambaska bir şey daha bulduk..
ne mi?
onu bulduğumuza pek sevinmedik aslında, bizdekine benziordu ama biliorduk bu sefer bu bizim değildi.. ve her kime aitse suretini okuyamadığımız kişiye üzüldük bir an..
kalbimizin olduğu söylenen o düzlemin üzerine basdık bir süre onu.. gözlerimizi yumarak, o sihri yapmaya çalıştık bir kez daha..
abra kadabra diyince her şeyi çözen sihirbazları hiç izlememeliydik küçükken..
az önceki çarpışmanın hala üzerimizdeki ürpermişliğiyle..
bir tane renkli tavşan kulağı bulduk, bu sanki masanın üstündeki yapbozdaki tavşanın kırık
kulağına uyardı.. gülümsedik..
gülümserken bir şey farkettik ki sanki uzun zamandır böyle gülümsememiştik..
baharda babannemizin ağacına tırmanırken zerimize dökülen kiraz çiçeklerini hatırlamak gibiydi bu. bir anlık bir düş kadar.
daha sonra minik bambaska bir şey daha bulduk..
ne mi?
onu bulduğumuza pek sevinmedik aslında, bizdekine benziordu ama biliorduk bu sefer bu bizim değildi.. ve her kime aitse suretini okuyamadığımız kişiye üzüldük bir an..
kalbimizin olduğu söylenen o düzlemin üzerine basdık bir süre onu.. gözlerimizi yumarak, o sihri yapmaya çalıştık bir kez daha..
abra kadabra diyince her şeyi çözen sihirbazları hiç izlememeliydik küçükken..
ilk karşılaşma-
kim için ve ne için dökülüyordu zaman ellerimizden,
uçuşup dağılmıştı yerlere köşedeki hayaleti geçerken çarparak bulduğumuz dostluklar..
eğildik yere ve toplamaya başladık birer birer, beklenmiş ve kayıp kalan tüm sözleri..
maskelerden suretleri görmeye kör kalmış gözlerle baktık birbirimize..
ne aramak lazımdı artık gözlerde, var olmadıklarını bildiklerimiz hayaletleri mi ; yoksa
varolduğuna inandırıldığımız gerçekleri mi?
hangisi, ne kadar acı verirdi ?
hangisi, nereyi ne kadar iyi ederdi?
sonra
uçuşup dağılmıştı yerlere köşedeki hayaleti geçerken çarparak bulduğumuz dostluklar..
eğildik yere ve toplamaya başladık birer birer, beklenmiş ve kayıp kalan tüm sözleri..
maskelerden suretleri görmeye kör kalmış gözlerle baktık birbirimize..
ne aramak lazımdı artık gözlerde, var olmadıklarını bildiklerimiz hayaletleri mi ; yoksa
varolduğuna inandırıldığımız gerçekleri mi?
hangisi, ne kadar acı verirdi ?
hangisi, nereyi ne kadar iyi ederdi?
sonra
elimizde yere düşerken karışmış, kimi bize ait kimi ait olmayanlarla doğrulduk yerden..
14 Ocak 2008 Pazartesi
gülücük :)
hey bayan,
hişt sana söylüyorum,
işte sen ya ,
yeşilli, (bunu okurken yeşil bişiler vardır üzerinde umarım:)
esmer olan,
evet sen işte.
iyi dinle:
kalbinde yer varmı bana,
yoksa ayarlasana biyerler,
kiracı olarak deil,yani hep kalcam ben,
yeterki ayarla sen,
ne istersen veririm,
depozitoysa depozito,
senetse senet imzalarım,
el istersen ellerimi,parmak istersen parmaklarımı
gözlerimi kaşlarımı,
hiç gürültüde yapmam,
karı kızda girip çıkmıcak,
söz
:)
neyse bunları boşver,
sadece gülücüklerine boğ beni yeter...
bitti, hadi git şimdi.
hişt sana söylüyorum,
işte sen ya ,
yeşilli, (bunu okurken yeşil bişiler vardır üzerinde umarım:)
esmer olan,
evet sen işte.
iyi dinle:
kalbinde yer varmı bana,
yoksa ayarlasana biyerler,
kiracı olarak deil,yani hep kalcam ben,
yeterki ayarla sen,
ne istersen veririm,
depozitoysa depozito,
senetse senet imzalarım,
el istersen ellerimi,parmak istersen parmaklarımı
gözlerimi kaşlarımı,
hiç gürültüde yapmam,
karı kızda girip çıkmıcak,
söz
:)
neyse bunları boşver,
sadece gülücüklerine boğ beni yeter...
bitti, hadi git şimdi.
4 Ocak 2008 Cuma
sabah ezanı ve fısıltıyla başlarken gün, yagmurun sesi yarıyor karanlığı.ben anı yaşıyorum.
gözlerimi açtığımda, sokak lambasından peydahlanmış parmaklık gölegesisin,buğuda oluşturdugu figür çok romantik.
O an yokluğun yanımda.
O an varlığın umutsuz.
bana yine anı yaşamak kalıyor.
O an;
vücudum yatmak,
ellerim yazmak,
beynim uyumak, ister.
onlar isterde ben istemezmiyim bişiler,tabiki isterim.
bende rüyamda hayellerimi görmek isterim.
rüyamda yapmak istediklerimi yapmak isterim.
seni isterim.
kokunu,
gülüşünü,
bakışlarda olsun hadi.
haydaa,
gözlerim kapanıyor,kapanmak istiyor inatla,
herkesin istedigi olcak birazdan.
benimkide olsun.bunu umuyorum.
hep ummuyormuyuz zaten...
gözlerimi açtığımda, sokak lambasından peydahlanmış parmaklık gölegesisin,buğuda oluşturdugu figür çok romantik.
O an yokluğun yanımda.
O an varlığın umutsuz.
bana yine anı yaşamak kalıyor.
O an;
vücudum yatmak,
ellerim yazmak,
beynim uyumak, ister.
onlar isterde ben istemezmiyim bişiler,tabiki isterim.
bende rüyamda hayellerimi görmek isterim.
rüyamda yapmak istediklerimi yapmak isterim.
seni isterim.
kokunu,
gülüşünü,
bakışlarda olsun hadi.
haydaa,
gözlerim kapanıyor,kapanmak istiyor inatla,
herkesin istedigi olcak birazdan.
benimkide olsun.bunu umuyorum.
hep ummuyormuyuz zaten...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)