15 Ocak 2008 Salı

yapbozdaki kırık kulaklı tavşan--

eve gittiğimizde şaşırdık bulduklarımıza,

az önceki çarpışmanın hala üzerimizdeki ürpermişliğiyle..

bir tane renkli tavşan kulağı bulduk, bu sanki masanın üstündeki yapbozdaki tavşanın kırık

kulağına uyardı.. gülümsedik..

gülümserken bir şey farkettik ki sanki uzun zamandır böyle gülümsememiştik..

baharda babannemizin ağacına tırmanırken zerimize dökülen kiraz çiçeklerini hatırlamak gibiydi bu. bir anlık bir düş kadar.

daha sonra minik bambaska bir şey daha bulduk..

ne mi?

onu bulduğumuza pek sevinmedik aslında, bizdekine benziordu ama biliorduk bu sefer bu bizim değildi.. ve her kime aitse suretini okuyamadığımız kişiye üzüldük bir an..

kalbimizin olduğu söylenen o düzlemin üzerine basdık bir süre onu.. gözlerimizi yumarak, o sihri yapmaya çalıştık bir kez daha..

abra kadabra diyince her şeyi çözen sihirbazları hiç izlememeliydik küçükken..

1 yorum:

neulof dedi ki...

cok güsel fantastik gibi ama gercek,
ondan bu kadar duygulu geldi heralde.