14 Aralık 2007 Cuma

yalnızlık safha -1

masanın köşesinden sevimli bi surat bakıyor,hemen sağımda aşağıda,
oysaki ne güsel ders çalışıyordum, nerden çıktı bu şimdi, ama sevindim.
aslında sevimli olup olmadığından emin değilim.tam ben farkedince geri çekiliyor.
masanın altına eğiliyorum yok çok iyi saklanıyor. o istemeden göremiyorum. gözleri kedi gibi.ondan sevimli die düşünüyorum sanki.çok ince zarif bişi.
bugün yine aradım, o hemen göründükten sonra aradım.
yok.
bulamıyorum.
ama bugün masama döndüğümde ucu bitmiş kalemin ucu var.
ben bu kalemi bayadır kullanmıyorum. 0,7 çünkü. demekki onun 0,7 ucu varmış.
besbelli gördüklerimi yazmamı istiyor.
sanırım istediği oldu...

dostluklar kardan adam gibidir,eriyeceklerini bile bile inşaa edilirler. - zakkum-

belki arkadaş düşündüklerim arkadaşım olamamıştı,
ihitiyaç olunduğu için sevilenlerdenmiyim?
gerçekten sevmek için deilde,
elini tutacak, başını omzuna yastıyacak birine ihtiyacı olanların,
sevdiklerindenmiyim.?
eli daha yumuşak ,omzu daha güzel olan başka biri bulundugunda,
ihtiyaç fazlası olacaklardanmıyım.?
yoksa benim insanlardan sabit davranış beklemem hatamı.
ya hep soğuk, ya hep sıcak, ya hep uzak olmaları zormu.
zaten diğer türlüsü benim canımı sıkabilen ender seylerden.
burdan bu yazının ulaşabildiği kişlere sesleniyorum:
-bana karşı nasılsanız hep öyle davranmaya çalışın.çünkü eksikliğinizi hissetmek istemiyoruummm...

başlardan sözetmeyi sevmiyorum ama,
başta herşeyimi anlatacak biri var ne güsel, aşırı doz yanlızlıkta yanımda olur die düşünüyordum, şimdi hani nerde.?
kalıbının kelimesi sayılmıcak, kankamdı bi ara..
deildide öyle sesleniyoduk.
sonra hataları bahane etme hatası yapıldı.

vay be,ihtiyacları olan bi arkadasımdan böyle sevgili gibi söz edebiliyorum.
onu nekadar sevdiğim burdan belli.

belki bigün fotograflara baktığımda -bu kız kimdi ya yüzü çok tanıdık geliyor - dediklerimden olur O' da...

...........

6 Aralık 2007 Perşembe

kendin aitlikten çok başkalarına ait kalmışken uzun zamandır..

gecen zaman dısarda akarken, sen epey zamandır sadece iki adım atabilmişsen ve hemen içine bükülmüşken,
senden beklenen avuçlarını açıp yine yardımı çareye uzanmaya çalışırken..

kendine ait olmak için herkesi kaybetmek mi, yapmak gereken..

onlarla olmanın ücreti kendini kaybetmek mi.. ait olmak mı?

3 Aralık 2007 Pazartesi

sevgiyi herkes nasıl tarif eder?
sizi seven çok veya hiç insan vardır.. farkı nedir_
neden severler sizi..
nereye kadar,

niye?

sevmeleri ne demektir..

yoksa .. şizofreni mi bu haller..

sevgi hakkında bildigim şey;

herkes sevgiye sevilmeye muhtac, aç..
ve çoğu şeyin anlamının içinde bu var.

ama doyum , yetmesi nereye kadar..
nereye kadar?

hep daha görünmeyene , hep daha ulasılamayana mı uzanılır..
yanında oldugunda peki onu yorumlayabilmek...

düşünmek çok sıkıcı. artık düşünmek de konuşmak da istemiorum biraz.. sadece.

ha üzgün müyüm hayır, ha sevgisiz miyim hayır..
sadece bir gun bile pek cok değişimi yaşarken ben de biraz aksam uzeri gunesinde oyalanmak aksam serinligini yasamak istiorum.. o kadar.

ama suresi ne kadar surer bilmiorm.

19 Kasım 2007 Pazartesi

Pride can stand a thousand trials
The strong will never fall
But watching stars without you
My soul cries

Heaving heart is full of pain
Oooh, oooh, the aching
'Cause I'm kissing you, oooh
I'm kissing you, oooh

Touch me deep, pure and true
Give to me forever
'Cause I'm kissing you, oooh
I'm kissing you, oooh


Where are you now
Where are you now
'Cause I'm kissing you
I'm kissing you, oooh




ayna ayna ..


aynanın ters dönmüş yüzünden sana baktım bugün bir kez daha..
gökyüzünde dolanan akbabalar bile günün bu saatinde
aynadaki ters dönmüş gülümsemde huzur vermişti..
sanki hayatın acı gelen yanlarını, dert saydıklarım bu kadar uzakta kalınca cüceleşivermişlerdi ,
zaten canını yakmış şeyler sana daha fazla yapabileceği ne vardı ki,
son kozlarını oynamışlardı zaten..
bana daha fazla birşey yapamazlardı demekki kazanan bendim.. :))
ben de dudaklara bakar olmuştum artık, bir çift gülümseme yetip artıyordu artık , her şeye..

17 Kasım 2007 Cumartesi

eeeee...


gözlerine bakıp, ışıltıyı görünce ,
bi mercekle o ışıltı içme yansıtılıp,
kurumuş duygularımı tutuşturuyor.
ee şimdi nasıl söndürcem ben bu ateşi...
ışıltıyı görmemek elimde deil, görünüyor illaki.
ee son çare,
gözlerine bi daha bakmamammı lazım?

yumurtaya can veren allahım, yeşil biberi senmi yarattın.(müslüm gürses)

geceleri ;
sokaklar nekadar güzel, resim gibi..
ya kediler çok rahat sanki bu şehri onlar kurdu,
bomboş her yer kulagımdaki müziği çıkarıp sessizligimi dinlesem,
ya su duran arabalar, böle çalışmıoken çok güsel,
ya şu koca kamyona ne demeli nekadar şeker,
yavrum kamyon elimde olsa sevişirdim senle ,
sevişesim geldi yani nekadar tatlı görünüosun böle;
gece gece.
valla sevişirim ihtiyaçtan deil;istedigim için, en içime sinen sevişme olacagından sevişirim.
aşkım koca kamyon kasan nekadar büyük.
tırlar dururken, benle olurmusun kamyon?
hem sen nesin dişimisin, erkekmi; dişide olsan erkekte olsan sevişirim yinede, bi kere karar vermişim.
senle sevişmek, istedigim insanla sevişmekten daha kolay olsa gerek...

17 Temmuz 2007 Salı

kendimi yanıma aldım ve ince cizgisinde yürüdüm